×

FENCİNİN KALEMİNDEN

Sihirlidir o kırk dakikalar. Öyle ince bir çizgi üzerindesinizdir ki, öğrenci tenefüsün bittiğine üzülmemelidir.

0%
*Bu yazı tahmini 4 dakika 26 saniye okuma süresine sahiptir.

Sihirlidir o kırk dakikalar. Öyle ince bir çizgi üzerindesinizdir ki, öğrenci tenefüsün bittiğine üzülmemelidir. Dersinize ait tüm materyalleri hazırlamış ve sizi sabırsızlıkla bekliyor olmalıdır. Ve bunu sizden korktuğu için değil, sizinle dolu dolu geçireceği kırk dakikanın hatrı için yapmalıdır.

Sınıfa girdiğinizde karşınızda size bakan gözler görürsünüz, her biri ayrı birer dünya. Her biri kendi ailesinin değerlisi, geleceği, umudu. Her biri ayrı yetenekler taşıyan insanlar. Evet, onlar ‘öğrenci’ kimliğinden önce insan kimliğine sahip! Bunu  unutmadan, özüne, masumiyetine dokunmaksızın, karakterine saygı duyarak, davranışlarını, ufkunu geliştirmeye çalışarak yaklaşmalısınız onlara.

Her birini ayrı ayrı fark etmelisiniz. Onun bir birey olduğunun farkında olduğunuzu, sizin için değerli olduğunu anlatmalısınız ona. Sözle değil; belki bir bakışınızla, belki gülümsemenizle, belki ses tonunuzla… Kendi değerini hissetmeli.

O sihirli kırk dakikanın içine o gün anlatacağınız konunuzu serpiştirirsiniz. Konusuna göre düz anlatabilirsiniz, anılarınızla, hikayelerinizle renklendirebilirsiniz. Oyun da oynatabilirsiniz, drama da yapabilirsiniz, deney de…

Hayatın tam içinden bir branşın öğretmeni olduğum için çok şanslıyım. İnsanlarda büyüme- gelişme evrelerini işlerken ergenlik döneminin özelliklerinden, olası sorunlardan, doğal bir süreç olduğundan, hasarsız atlatmak için bizlerden yardım isteyebileceklerinden, olumsuz davranışlarda bulunup ergenliğin arkasına sığınmamaları gerektiğinden bahsedip, ebeveynlerini üzmemeleri gerektiğini tembihleyebiliyorum. Enerji kaynaklarını işlerken temiz çevrenin, sürdürülebilir kalkınmanın, enerji tasarrufunun öneminden bahsedebiliyorum. Geri dönüşüm projelerini arttırmak gerektiğinden bahsedip, onların parlak fikirlerini dinleyebiliyorum. Biyoteknolojik gelişmeleri işlerken kendini geliştirmenin öneminden, geleceğin popülerlik potansiyeline sahip mesleklerinden konuşarak Atatürk’ün bilime, fene, bilim insanlarına verdiği değerden de bahsedebiliyorum.

Sadece fen öğretmek değil gayem, sadece sınav başarısı değil. Sorgulayan, farkına varan, sorunları gören ve çözüm arayan nesiller yetiştirmek.

Hem yorum hem işlem gerektiren bazı konuları işlerken öğrenci ‘’ bu konuda zorlanıyorum.’’ diyor. İşte tam zamanı! Azmin zaferinden bahsediyorum onlara. O zorluğu aşmaları için elimden ne geliyorsa yapmaya hazır olduğumu ama önce kendilerinin çabalaması gerektiğini; hayatta da zorluklarla böyle baş edebileceklerini öğütlüyorum.

İnsanları küçük yaştan itibaren yaşadıkları Dünya hakkında bilgilendirmek, meraklarına, şaşkınlıklarına şahit olmak çok güzel. Laboratuvara her gittiğimizde laboratuvarı patlatmak gibi masum hayallerine de ;)

Benimle benzer hayat görüşüne sahip,  kendini geliştirmeye önem veren, bu amaç uğruna ilde veya il dışında eğitimlere katılan, ‘’öğrencime nasıl daha faydalı olabilirim?’’ i sorgulayan bir ekibin içinde olmak da büyük şansım. Ekibimizin sahip olduğu enerji, öğrencilerimizin istek ve merakı, velilerimizin güven ve desteği ile elde ettiğimiz başarı hiç tesadüf değil. Devamını dilerim.

Saygılarımla.

 

Yükselen Koleji Ortaokul Fen Zümre Başkanı

Saime Ildırşahin Güneş

 

* OECD ülkelerinin üniversite mezunlarının dakika başına okuyabildiği kelime sayısı baz alınmıştır.